Şu ana kadar 2.801 defa okundu

SÖZÜN BİTTİĞİ YERDE VE CÜMLENİN KURULAMADIĞI BİR AN…

Ne demeli bu katliama, ne yapılmalı bu sorumsuzca davrananlara, ne söyleye biliriz ki bir anlamı olsun. Sözün bitiği yerdeyse bir ailenin sönen ocağı, Çocuklarının sefilce ortadan bırakılması, Peki ne kadar ve kime ne zarar verdiler ki sonu ölüm olsun. Ölümün bile yakışık bulamadığımız bu çiftimiz kime ne yaptı ki hayatına mal olacağını hesaplayamamış.

Bu nasıl bir hırs ki bir ailenin hayatı ucuz olabiliyor, bu ne sebepmiş ki kelimeleri boğazımızda dize biliyor. Ki yüreğinin acısından kuruyan dudaklarımıza kelimeler dizili şekilde kala biliyor.
İki gencimizin hayatlarını bir anda çıldırtan karar neydi be arkadaş. Basit bir ruh bozukluğu muydu, bu kadar bunu çıldırtan ve bu ailenin ocağına ateş koyan şey neydi.

K. Maraş ın Mine höyük köyünde ikamet edip, ve yıllar önce Avrupa’ya çıkıp sadece ve sadece çocuklarına sıcak bir çorba sıcak bir ekmek götüre bilsin. Ve ailesiyle Finlandiya tampere şehrindeki mülteci kampına sığınma talebinde bulunmuştu.
Aziz ve asiye ile tampere sığınma kampında 2 yıla kadar bir kaşık ve bir tabakla soframızı paylaşır, Finlandiya da kalmak için çaba gösterirdik.

Her gün polis gelip kelepçeleyip yurt dışı yapılan komşularımızı görsek yüreğimiz ağzımıza geliyordu. O acıları beraber paylaşırdık.
Her sıkıntıyı beraber çekip üzüntümüzü paylaşırdık. Herkesin hayatında yapabileceği hayaller onlarında hakkı değil miydi. Haklarında iyi niyetlerinde dolayı söylenecek çok şey varken, ne kalbinden geçeni söyleye biliyorsun, nede kalemi alıp yaza biliyorsun.

2 yıl boyunca beraberliğimizin her daim ve her saati aklımda çıkmıyor. O kadar basit ve ucuz hayat olmamalıydı. Onların çocuklarına ihtiyaçları ve çocuklarında onlara ihtiyaçları vardı. Kendilerine Kurdukları yol haritasını ne yazık ki elinde alınıp hunharca hayatlarını söndürdüler.
Sonsuza dek ışıklar ve nur içinde uyuyun güzel insanlar
Hasan Yuksel

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın