BAŞKANLIK SİSTEMİ İLERİCİ BİR SİSTEMDİR

Şu ana kadar 2.019 defa okundu
Seçimler için son günlere girildi artık. Bu seçim, Anadolu halkları için sahiden çok önemlidir. Oy kullanacak vatandaşların çoğu zaten taraflarını seçmişlerdir bile. Fakat seçimlerde en kritik olan kesim, “kararsızlar” olarak adlandırılan kesimlerdir.
Ve inanın bu kesim, çoğu zaman bilançoda belirleyici rol oynamaktadır.
İşte tam da bu yüzden, iktidar partisi olan AKP ve demokrasi karşıtları, ısrarla ortamı provoke etmekte kararsız kitlelerin doğru düşünmelerini engellemeye çalışmaktadır. AKP, diğer muhalefet partileri olan CHP ve MHP’nin kemikleşmiş tabanını etkileyemeyeceğini bildiğinden, oklarını doğrudan yeni olan partiye HDP’ye  yöneltmektedir. AKP, bir yandan askeri operasyonlarla -aba-altından sopa gösterirken- diğer yandan seçim bürolarına saldırarak, kitleleri tedirgin etmeyi gözetmektedir.
 Topluma, “Oyum boşuna gitmesin!” dedirtmek için, kafa karıştırmakta, akıl bulandırmaktadır. Ama kitleler onları az çok tanımaktadır! 12 Yıllık iktidarları boyunca yalan, aldatma, çalma, devletin açık ve gizli olan bütün kurumlarını ele geçirme, AKP’nin ana siyasetidir. Bütün bunları yaparken esas gizli acendası olan “SULTANATLIK” konseptini de pekiştirmeyi denemektedir. Tabii bu gidişatı kolaylaştırmak için de kitleleri modern fikirlerle kandırmaktadır. Bu seçimdeki yeni aldatmacanın adı “BAŞKANLIK SİSTEMİ” dir. Bu gibi konuları bir makalede yazmak, elbette ki olası değildir. Ancak özetle vurgulayarak geçmek isterim. Başkanlık Sistemi nedir?
Günümüz dünyasının en gözde yönetim biçimi kuşkusuz demokratik yönetim sistemidir. Demokratik sistem, her ülkenin kendi koşullarna göre farklı farklı uygulanmaktadır.
Demokratik sistemde kasıt; toplumların her kesiminin ortaklaşa tasarlanmış olan bir meclis’te temsil edilmesidir. Yasama, yürütme ve yargı gibi oluşumlar, demokratik bir devlet yönetiminin temel parametreleridir. Yasama, halkın seçtiği vekillerce oluşturulur. Yürütme, halkın ezici çoğunluğunun, hükümet etmesi için seçimden seçime görevlendirdiği kesimlerdir.
Bu durum bazen tek parti, bazen de  kolisyonlar biçiminde icra olunur. Yargı, yurttaşların belli kurallar çeçevesinde kaos olmadan yaşamasını sağlayan hukuksal kurumdur. Sahici demokrasilerde yargı bağımsızdır. Yargı, demokratik rejimlerin ana tebasıdır. Herhangi bir ülkede yargı bağımsızlığı yok ise eğer, o ülkede gayrı-meşru bir  yönetimin var olduğu tartışmasızdır. Sanıyorum bu konuda bu kadar özet yeterlidir. Zaten bahsi edilen hususlar kamuoyu tarafından pek de bilinmeyen konular değildir.
Demokrasilerde esas sistem, çok partili sistemlerdir. Bu sistemler, genellikle “cumhuriyet” biçiminde ifade edilir. Tabii ki demokrasilerin en gelişmiş biçimlerinden birisi de, BAŞKANLIK SİSTEMİ’dir. Çok uluslu, çok etnisiteli toplumlar için uygun bir yönetim olarak düşünülebilinir.
Başkanlık Sistemi, dışarıdan tek kişinin devleti yönetmesi biçiminde görülür. Halk tarafından seçilen tek kişinin görev sahası geniştir, aynı zamanda başkan dokunulmaz bir imtihaza da sahiptir. Başkanlık Sistemi’nde, Yasama’nın Yürütme’yi fesetme yetkisi yoktur. “BAŞKAN” olarak adlandırılan birey, daha çok bir kurum gibi ele alınır ve bu kurum halk meclisleri -ulusal kongre, senato, anayasayı koruma dairesi vb. kurumlar- tarafından denetlenir. Görünürde devletin bütün yetkileri kendisindeymiş gibi algılansa da, işin esası öyle değildir.
Bu sistemde, alt komisyonlar ve danışmanların bulunduğu kompleks bir yapılanma mevcuttur. Bugünkü dünyamızda “Başkanlık Sistemi” ile yönetilen ülkelerin sayısı az değildir. Aynı zamanda Rus Fedarasyonu, Fransa vb. ülkelerde olduğu gibi, “Yarı-Başkanlık” sistemi ile yönetilen ülkeler de mevcuttur. Yine İran, Güney Kore vb. ülkelerdeki ‘Başkanlık Sistemleri’ de ayrıca tartışılabilinir. Bu mevzu’yu ileride yine değerlendirme fırsatımız olacaktır.
Bitirirken şunu vurgulamak istiyorum: Bugün AKP hükümetinin ortaya sürdüğü “BAŞKANLIK SİSTEMİ,” farklıdır. AKP’nin istediği, tamamıyla laisizmi hedef alan, yeniden Osmanlı İmparatorluğu’nu uygulamak isteyen basit bir Saray Oyunu’dur! Bunun da, eski tarz bir dayatmayla olmayacağını bildiklerinden, daha çok modern çağda uygulanan seçim sistemini kullanarak başarmak istemektedirler. Örneğin, BAŞKANLIK SİSTEMİ ile idare edilen ülkelerde Ademi-Merkeziyetçilik vardır. Eyaletler, Yerel Yönetimler, Özerk Bölgeler, Otonom Bölgeler ve benzeri politik alanlar vardır. Fakat AKP’nin hayal ettiği sistem; kendi adamlarını her gün değiştirebilen bir erk amaçlıdır, yukarıdan aşağıya bir Padişah’ın memleketi idare etme biçimidir. Ancak geçmişi artık geride bırakmış olan, geleceğe güvenle bakmak isteyen Anadolu halklarının bu sinsi tuzağa düşmeyecek kadar Aydın olduğuna inanmak istiyorum…
Saygı ve selamlarımla,
Mustafa Zewal Doğan

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın