KADIN

Toplumumuz pederşahi aile anlayış ve uygulamasından gelmektedir. Orada dede, baba, koca, ağabey ve hatta erkek çocuk çok önemlidir; ailenin kadınları kızları onlara hizmet etmek ve her zaman saygı göstermekle yükümlüdür. Toplumumuzun geçmişi bu kültür ile yoğrulmuştur. Bugün de birçok ailede bu anlayış hala etkinliğini sürdürmektedir.
Bir arkadaşımla iş yerinde otururken oğlu içeri girmek üzere kapıyı açmıştı ki o anda arkadaşım birden ayağa kalktı ve “hoş geldin oğlum” derken eliyle yer gösterdi. Oğlunun işi varmış, oturmadı; söyleyeceğini söyledi ve “Allahaısmarladık” deyip gitti.
Arkadaşıma sordum:
‒ Neden ayağa kalktın?
‒ Erkek çocuktur. Kendine değer verdiğimizi anlasın diye.
‒ Erkek çocuk olmakla cenneti mi peşinen hak etti, yoksa bu dünyada iltimaslı bir mevkie mi geldi?
‒ Olsun. Erkektir…
‒ Çok yanlış bir eğitim içindesiniz…
‒ Benim annem bile torunu olan oğlum odaya girdiğinde ayağa kalkar.
Artık dayanamadım ve ben de ayağa kalktım ve “Sizi bu saçma sapan anlayışınızla baş başa bırakıp gidiyorum” deyip ayrıldım.
Bundan üç asır beş asır önce erkek çocuk önemli idi. Daha kıymetli değillerdi; ama öyle kabul edilirlerdi. O da neden; hayvanlara bakar, yayar, yemler, tarlada onlar çalışır, kavga olursa onlar dövüşür, savaş olursa onlar savaşır; evin dışarıdaki nesi varsa erkekler sorumlu idi. Kısaca ailenin ev işleri hariç tüm yükünü onlar çekerdi. Üstelik ailenin (pardon) babanın neslini onlar devam ettirirdi. Kız GİDEN idi, bir gün evlenip giderdi; erkek ise GELEN (yani gelin getiren).
Ya şimdi?
Bir erkek çocukla bir kız çocuğunu ne farkı olabilir yahu. Dul kalıp çocuklarının yanına sığınmak zorunda kalan annelerin 100 tanesine sorun 90 tanesi “Kızımın yanında daha çok rahat ediyorum” diyecektir.
Kızların bedenen daha güçsüz olması onları ikinci sınıf insan muamelesine tabi tutulmasına sebep olamaz. Olmamalı.
Evde babasından, ağabeyinden hatta küçük erkek kardeşinden baskı görür, dayak yer, horlanır, ötelenir; iş yerinde müdürü, amiri bir başka baskı altına almaya çabalar; evlense kocası, kaynanası, kayınbabası hatta kayınları başına kral kesilir.
Yazık. Artık yeter. Eşit muamele ile kızlarımızı yetiştirsek, bu toplumda onların da önemli görevleri olduğunu anlasak; anne olduklarında iyi evlat yetiştirecek kişiler olarak hazırlasak kim zarar eder? Okusa, tahsilini görse bir meslek sahibi olsa, yarınlarda ayrılık veya dul kalma bir akıbete uğradığında onun bunun yardımına muhtaç olmasa, çocuklarını yine en iyi şekilde yetiştirme imkânına kavuşsa kim zarar eder? Üstelik yetiştirecekleri içinde büyük ihtimal sizin ERKEK diye yere göre sığdıramadığınız dölleriniz de olacak!
Kadın anadır, bacıdır, eştir…
Kadın bu cemiyetin ahlak yükünü omuzlarında taşıyandır.
Kadın, cenneti de ayakları altında dağıtmak üzere saklayandır; onu dövene, sövene, dışlayana, sokaklara atana değil; baş tacı yapana tabii ki…

Arif Bilgin
arifbilgin52@gmail.com
Bu makale http://www.elbistaninsesi.com/kadin-makale,4456.html adresinden alınmıştır.

ilgili makaleler

Yorum yap