KÖYLERİMİZ YABANİLEŞTİ Mİ?

Köylerimiz köy olarak kalmalımıydı, yoksa kentleşmesimi lazımdı? Tozuyla, toprağıyla, yeşilliğiyle, mis gibi kokan meyve ve sebzesiyle meşhur olan köylerimiz şimdi en çok villa tatil köye benzemiş ve bu kentleşme halende devam edip gitmektedir.

Kapitalizm önce köyleri yutmaklamı başlamış? Yoksa köylerimiz kendilerini başka bir yerlere mi uçurmalı? Kendi kendilerine çağ mı atlamaktalar mı? Doğrusu anlaşılır gibi değil… Hele Avrupa’ya gelen halkımız. Köy kültüründen doğup büyüyen ve o kültürün hamuruyla yoğrulmuş bir toplum dan bahsediyorum. Hemen hemen her aileden Avrupa’ya yerleşmiş bir toplum, sanırım Avrupa kültürüne göre gidelim denmiş ama becerememiş. Köydeki gelenekleri de kaybetmiş ve ikisinin arasında bir yaşam biçimi yerleştirilmiş beyinlere. Ondan da tümden bambaşka bir şey ortaya çıkmış.

Tanıdığım toplumun hayat ve yaşam biçimi değil. Bireysel düşündüğümüzde daha başka bir hayata takılı kalınmış. Kendilerini iş yerlerine adamış, işkolikleşmiş, hayatlarını mantarlaştırmış ve betonlaştırılmış.
Nerde o sosyal insanlar, nerde o hayat dolu insanlar, ortada kayboluyoruz galiba…

Aile şekillendirmeleri ayrıyetten bambaşkalaştırılmış. Toplumsal düşünürsek nereye yol alınmış halen aklım almıyor.
Eskiden örnek verirsek, bir düğün yapılırdı mesela 20 yıl öncesinde, biraz daha ılımlı davranılırdı. Düğünleri daha sade ve güzel görünmekteydi.

Şu andaysa Avrupa’nın hemen her yerini gezmiş görmüşümdür, ve hemen herkeste görmüştür muhakkak…
Ve İsveç’teki toplumun tam tersi. Peki İsveç’teki aileler yada toplumu çağ mı atladı? Yoksa tümünü mü kaybetti? kendi kendilerine uydurdukları sapma sapan kültürünün içine battılarmı?.
Mesela bir düğün yapılıyor herkesten uzak bir salon kiralanıyor! Birazda o salona gelebilecek halkı düşünmeniz gerekmiyor mu? O kadar uzaklık ne olacak sanki?

Masaya oturuyorsun karşındaki arkadaşını göremiyorsun. Sebep masanın ortasına dikilen minare boyunda ya çiçek yada mum şamanlığı koymuşlar. Nedir ya o öyle bu neyin yarışı? Yüksek mum olmasa yada çiçek olmazsa kabul olunmuyor mu?
Kimsenin zoruna gitmesin. Böylesi bir durum çağdaş veya ileri gitmesi değil, kendilerini düpedüz kaybettiklerinin görüntüsüdür…
Ne olacak diye soruyorsanız, önerim şudur!
Halkın ve toplumun kendi arasında sosyalleşmeleri gerekiyor.
Birbirilerine yardımlaşması gerekmektedir.
Toplumsal düşündüğümüzde yanlız bir cenazede yada düğünde toplanmamalı. Dernekleşmeli ve her 6 ayda yada 9/10 ayda bir büyükşehirlerde sırasıyla toplanmalı ve eylenmelidir. Halkın kendi arasından sosyalleşmesi hem sağlık açısındanda doğru bir hayatın yolu çizilir…
Monotonlaşp betonlaşmanın sonu ancak böyle çözülür. Yoksa sağlıksız bir topluma sahip oluruz.
Saygılar sevgiler

Hasan Yuksel

ilgili makaleler

Yorum yap