Şu ana kadar 390 defa okundu

TANRI MİSAFİRİ YELİZ

İnsanın kendi düşüncesini, ve hayalini yanlış yamalak bilmesi çok acayip değil mi? Kimisi Allah yarattı hepimizi dedikleri halde, ırkçılık düşüncesinden vaz geçmedikleri gibi, onları yok etmeye de çalışırlar.

Madem ki hepimizi bildiğiniz Allah yarattı ve bildiğiniz Allah ile övünüyorsunuz onu yüreğinizden tutuyorsunuz, onu taparcasına seviyorsunuz, Peki onun yarattığı ırka, insana neden saygı duymazsınız. O zaman sizin Allaha ne saygınız kalıyor nede sevginiz.

Avrupa da bir tura çıkmıştım, Sizlerde iyi olmasın saygın değer verdiğim bir tanıdığımın evine uğradım. Ve o eve aynı zamanda Yeliz kızımız da gelmişti tanrı misafiri. Yeliz kızımız dediğim tanıdık bir Türk kızı. Misafirler rahat etsin diye ev sahibinin oğlu arkadaşında kalmıştı o gece. Ve Yeliz kızımız a o çocuğun odasını hazırlayarak orda yatırıldı.

Ev sahibinin bir kardeşi PKK saflarında yer alarak şehit olmuştu, ve fotoğrafını yeliz in yattığı odanın duvarın a Abdullah Öcalan ın posterinin yanına asmışlar. Yeliz akşam yemeğinde biraz sohbetimize katılmıştı. Kendi kendine o aile sıcaklığı, ve o samimiyetin içinden kaybolmuştu. Bir yanda kendisi bir Türk çocuğu, öbür yanda bizler ve tüm oturanlar hep Kürt ailesi.

Konuşmaların yarısı Kürtçe yarısı Türkçe bir birine karışarak sohbet devam ediyor. O arada ortaya zaman, zaman meyve, zaman, zam çay yada kahve eşliğinden börek, çörek ne varsa üstüne afiyet sohbetimizi devam ederken Yeliz in dikkati üzerimizde ona iyice bir düşünce vermiş.

Sabah ben erken kalkardım, mutfağa giderek kendime bir Türk kahvesini yapmıştım balkonda yudumlarken, ev sahipleri teker, teker uyanıp salona geldiler. Yeliz bir derin uykuda tüm yorgunluğunu atarak yatağında gözlerini açar açmaz tam karşısında devamlı Türk tv kanalarında terörist diye bildiği Abdullah Öcalan’ın fotoğrafı ve yanındaki de gerilla.

Akşam odasına çekildiğinde lambası yanmıyordu karanlıkta girdi odaya fark etmemişti resimleri. Gözlerini kapamış rüyamı görüyorum kendi kendine söylenerek gözlerini tekrar açmış gerçekten duvardakiler onların fotolarıdır, Allah’ım ben nereye geldim diye düşünür. Bir yanda ailesinin terörist diye söyledikleri Apo diğer yanda aksamın sohbetine bakarsan dedikleri kadar değillermiş, onlar bizden daha insancıl diye yavaş, yavaş kapıyı açarak titrek bir sesle günaydın diyerek lavaboya dönerek elini yüzünü yıkayıp yanımıza geldi, ve şaşkın yüzüyle titrek bedeniyle sanki bir şeyde korkmuş anlaşılmaktaydı.

Buyur otur yeliz kızım diye yer vermiştim. Nasılsın rahat uyudun mu? Demiştim kendisine şaşkın, şaşkın bakışıyla iyiyim teşekkür ederim, iyi uydumda, ee uyudun peki da sı ne? Şey ya bir şey söyleye cem ama nasıl anlatsam. Söyle dedim kızım çekinme bizde ailen sayılırız, bize misafir olana gözümüzde daha fazla bakarız zarar veremeyiz deyince, akşam uyuduğumda bir şey fark etmedim deyince duruma hemen el koyar gibi anlamıştım zaten.
Terörist bildiğiniz aponun resmimi vardı?
’’Evet!
’’Fark etmemiştim!
’’Peki o anı bana anlatır mısın?
’’ Ne düşündün?
’’Ne hissettin?
’’Bana anlata bilir misin o hissettiklerini?

’’Gözlerimi açar açmaz karşımda görünce hayretler içinde kalarak ne yapacağımı bilmedim. Akşam sıcak sohbetinize baktım, aile ortamınıza baktım, misafir Per veriliğinize baktım bunlar onlar olamaz çok şaşırdım ve daha şaşkınlar içerisindeyim.

Dedim kızım Biz Kürtler kendi toprağımızda sığınmacı gibiydik. Kendi anadilimiz ile gözlerimizi açarız, ilkokul başlar Türkçeyi tekme tokat ve Atatürk’ün heykeline bize baktıra, baktıra öğrettiler. Meydanda Atatürk heykeli, okul bahçesinde heykel, okulun sınıfında Atatürk, Askerlikte Atatürk ve ilkeleri, yanı otur Atatürk kalk Atatürk, sen sadece bu sabah bir resim gördün, o kadar şaşırdın ve korku içerisinden uyandın. Biz isek ömür boyu o Atatürk’ün heykelini gözlerimize soka, soka büyüdük.

’’Bana bakarak sizi şimdi anlıyorum, Kürtleri uzaktan değil onlara tanık olmak lazım. Kürtleri yerinden tanımak lazım, her şeyini yakından izleyerek, onalar misafir olarak, onlarla beraber sohbet ederek, onlarla ağlayıp onlarla gülmek gerek ki tanıyalım. Şu anda eyer babam bundan sonra kürt kalk önderine terörist derse o kelimeyi babama söyletmeyeceğim. Ve ona saygı duyacağını söyleyeceğim dedi. Türk medyası yandaş medyacılık yapıyor, doğru dürüst işlerini yapamadıklarında bizde onlardan inanmak zorunda kalıyoruz.

Ve memleketine döndüğünde kendisiyle bir kaç görüşmemiz olmuştu, kendi çevresindeki insanların hepsi de onun fikrine saygı duyarak yanımıza gele bildiler. Ve bir Türk olarak Kürtleri yakında tanıyarak hak verdi. Kürtleri tanımak o kadar mı zor ? Yıllarca beraber aynı coğrafyada yaşanmış ama hep ötekileştirilmiş olarak görülmüştür.
Hasan Yüksel

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın