Şangay

Türkiye'nin uluslararası hamleleri

Son zamanlarda Avrupa Birliği’nden gelen olumsuz haberler üzerine Türkiye de farklı kartlarını oynama yoluna gitti. Fakat diyaloglardaki muhattaplarimiz acısından bizim bir dezavantajımız var ki oda elimizdeki kartların açık olması. Ekonomik verilere ulaşmasını bilen biri Türkiye için Avrupa’nın

Devamını oku


Sığınmacıya öğütler…

1961 Anayasası’nın özgürlükçü ortamını 1968’li yıllarda, ortaokul/ lise öğrencisi olarak yaşadım.

Zamanın Başbakanı Süleymen Demirel, başlangıçta, gençlik hareketleriini, toplantı ve gösteri yürüyüşlerini hoşgörüyle karşıladı; ’’ Yollar yürümekle aşınmaz’’ dedi. O yıllarda, bu sözleri ’’vurdumduymazlık’’ şeklinde algıladık; içeriğini kavrayamadık.

Türkiye, gerçek …

Devamını oku


Hüsnü Mahalli ve bir kurt masalı…

Uğursuz gündem durmadan değişiyor. Üst üste çekilmiş film kareleri gibi günler; yetişemiyoruz ardından….

Beşiktaş katliamı; Hüsnü Mahalli; derken Kayseri Katliamı.

Yazı yazılıp bu sayfalarda yayımlanıncaya dek gündem alt üst oluyor…

Binlerce kilometre uzaktan bakıldığında, sararıp solan bir hasta görünümünde  ‘…

Devamını oku


DOLAR

Dünyadaki en güçlü silahtan bile daha güçlü her deliğe girebilen her kapıyı açabilen bir anahtar, bir kurşun. Dolar dalgalanmalarının ve kurdaki duruma değinmeden önce birkaç iktisadi bilgi aktarım. Olayı daha net anlamamız açısından.

İlk olarak çok klasik olan “Neden para …

Devamını oku
 

Nail Güreli’nin ardından… 

Türkiye’de, aktif gazeteciliği noktalayıp, Bab-ı ali’den izzet-i ikbâl  ile ayrılırken vedalaştığım son kişilerden biri, o güne dek aynı oadada, birlikte çalıştığım Nail Güreli olmuştu. Milliyet gazetesi’ne, Haber Müdürü Koray Düzgören ve Ayda Özlü Çevik’in önerileri ve beni Ankara’dan tanıyan, Milliyet’in başyazarı Altan Öymen’in ‘oluruyla’ girmiştim… 

O yıllarda, şapkadan tavşan çıkarılır gibi gazeteci olunmuyordu. ‘Yandaşçılık’, birilerinin adamı olarak tepeden inmecilik yoktu. Diğer mesleklerde olduğu gibi, gazetecilikte de ‘usta- çırak’ ilişkisi geçerliydi. Meslekte yol alabilmek için, polis-adliye muhabirliğinden başlayıp, gazeteciliğin …

Devamını oku


SABAHIN BİR SAHİBİ VAR!   

                                                                                         Sabahın bir sahibi var  
                                                                                         Sorarlar bir gün sorarlar 

                                                                                                   (Ruhi Su albümünden…) 

 

Annem, kızdığında, ’’ Oğlum, sen adam olmazsın!’’ derdi; ’’ sen de baban gibisin, kim ’şeyim hıyar, dese, bir avuç tuz alır, karşı gidersin’..’’. Sözleri çok ağırdı anamın; taşı gediğine koydu mu, kımıldayacak hal bırakmazdı …

Devamını oku


İBRAHİM`İN DESTANI

İsveç’te umarsız günlerimdi…

Yakınlarınızda bir tanıdığınız, eşiniz, dostunuz; tutunacak dalınız yoksa, zordur gurbetlik. 
Sokaklarda yürürken, Türkçe konuşan biriyle karşılaştığınızda, koşup boynuna sarılasınız gelir…
İşte böyle zamanlarda çıkıp geldi İbrahim Çenet.  

İbrahim Çenet,1968’li ve 78’li yıllarda, devrimci gençlik hareketinin öncülerindendi. …

Devamını oku


Tarık Akan geldi…

Bir gelen var… 

Koridordaki ayak sesleri yaklaşıyor.

Berkin Elvan, kapının arkasında, bilyeleriyle oynuyor.

Çift kanatlı kapı gürültüyle açılıyor.      
İçeri gireni görüyor, bir çığlık atıyor Berkin:                         …

Devamını oku


Gazetecilikte, ’Nereeeden,nereye!’

 

1978 yılında, Kahramanmaraş katliamının gerçekleştirildiği günlerdi. 19-26 Aralık günleri arasında süren olaylarda, Kahramanmaraş’ta, Alevi mahallelerine karşı başlatılan katliamda, 100’den fazla kişi öldürülmüş, yüzlercesi yaralanmış; ev ve iş yerleri tahrip edilmişti. Katliamla ilgili bütün bulgular MHP ve Ülkü Ocakları üzerinde

Devamını oku