OSMANLI TABLOLARI KATARA NASIL UÇURULDU…

Tablodaki görüntü Osmanlı zenginlerinden Mustafa Ağa’ya ait. Çubuğunu yakmış, minderde yan gelmiş oturuyor. Karşısında 16’sında görünen parlak bir delikanlı boynunu bükmüş bekliyor.. Etrafta uşaklar, hizmetkarlar.. Yağlıboya tablo, Mustafa Ağa’nın, Demirbaş Şarl’a para kaptırmadan önceki günlerinden..

 

Ruslara yenilen İsveç Kralı Demirbaş Şarl, Osmanlı’ya sığınmış. Beş yıl devletin sırtından geçindiği yetmiyormuş gibi, İsveç’e dönerken de İstanbul’un sayılı zenginlerine, ağalarına, paşalarına yüklü miktarlarda borç taktı.. Mustafa Ağa başta olmak üzere alacaklılar, Şarl’dan paralarını geri alabilmek için İsveç’in yolunu tutular. Haftalarca süren yolculuğun ardından para yerine İsveç’in temiz havasını aldılar. Çoğu, geriye dönemedi. Sarışın, uzun boylu, ceylan gözlü İsveç kızlarına bağlanıp kaldılar. Kendi adlarını verdikleri köyler kurdular. Gazeteci Abdullah Gürgün yıllar önce gitti, İsveç’teki o Türk köylerini buldu, belgesellerini hazırladı, yayınladı..

Başka bir yağlıboya tablonun objektiflerde görüntüsüne bakıyorum. 26 Osmanlı Padişahını soyağaçlarıyla birlikte tek tek gösteren portreler. Hepsi aynı çerçeveye sığdırılmış..

1745-1779 yılları arasında Osmanlı devletinde İsveç elçisi olarak görev yapan Gustaf Celsing, ülkesine dönerken 102 parça suluboya/ yağlıboya tabloyu, antika altın, gümüş ev eşyalarını, Osmanlı halı ve kilimlerinden oluşan şark odası takımlarını birlikte geçirmiş. Yaklaşık 235 yıl korunan Osmanlı mirası Celsing’in mirasçıları tarafından Katar’a 300 milyon Krona( yaklaşık 100 milyon TL) satıldı.
Türkiye, İsveç’deki bu değerli eserlerin varlığından ilk kez 28 hyıl önce bilgi sahibi oldu. Gazeteci Abdullah Gürgün, 1986 yılında, İsveç Radyo ve Televizyonunun Mozaik programında koleksiyonu tanıtan geniş bir programa yer verdi..
O yıl Stockholm’deki Nordiska Müseet’te sergilenen eserler büyük ilgi gördü. Tablolar, daha sonra Södertälje Kültür Evi ve Gripshpolm Sarayı’nda gösterime sunuldu. Stockholm’deki Türk Büyükelçiliği, Türkiye Dışişleri Bakanlığı tablolar konusunda bilgilendirdi.
Eskilstuna yakınlarında Biby Şatosu’nda, Gustaf ve Ulric Celsing tarafından korunan Osmanlı tablolarının, 1804 yılında yürülüğe giren koruma yasasına göre yurt dışına çıkarılması yasaktı. Koleksiyon, korunması ve bozulmaması kaydıyla aile içindeki kişilere devredilmesi anlamına gelen ‘fideikomiss’ kapsamına alındı. Osmanlı tabloları ve değerli eşyaları, eski Osmanlı elçisi Gustaf Celsing’den torunu Fredrik Von Celsing ve eşi İnga’ya; onların ölümünden sonra da Otto von Celsing, Anna Sofia Celsing ve diğer iki kardeşe miras kaldı.
Celsing ailesi, son yıllarda ekonomik sıkıntılar yaşamaya başladı. Biby Şatosu ve onu çevreleyen 1000 dönüm toprağı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalınca Osmanlı kolleksiyonunu elden çıkarmaya karar verdiler.
Mirasçılar, etik davranarak eserleri satmak için önce Türk yetkililere, sonra da İsveç Kültür Bakanlığına başvurdular. O günlerde 102 parça Osmanlı tablosunu ve değerli eşyaları 30 Milyon krona almak mümkündü. Görev süresi 2013 yılında sona eren Türkiye’nin İsveç Büyükelçisi Zergün Korutürk, tarihi eserleri Türkiye’ye kazandırmak için çok çaba harcadı. Tabloları ve değerli eşyaları Türkiye’nin önde gelen sanat tarihçilerinden Prof.Dr. Nurhan Atasoy başkanlığındaki bir heyete inceletti. Eserler o fiyata değer bulundu. Ancak, paraları ayakkabı kutularında saklamayı yeğleyen Osmanlı’nın sözde mirasçıları, bu bedeli ödeyerek eserleri satın almaya yanaşmadı. İsveç Kültür Bakanlığ da nasıl olsa Türkler alacak diyerek konuya ilgisiz kaldı.
Tam o günlerde Katar Emirliği devreye girdi ve eserlerin tamamına 300 milyon İsveç Kronu ödeme teklifinde bulundu. Gizli sürdürülen pazarlıklar kısa sürede sonuçlandı. Satışa izin vermeyen ”fidelkomiss” engelini aşmak için de çare bulundu. Mirasçılardan Otto Von Celsing, Londra’ya taşındı. Sonra da İsveç Mahkemesine baş vurarak eserleri de götürmek istediğini bildirerek, ”fidelkommiss” yasal engelinin kaldırılmasını istedi. İsveç mahkemesi, Otto von Celsin’in bu isteği doğrultuda karar verdi. Eserler 2013 yılında Londra’ya götürüldü. Katar’la sürdürülen gizli pazarlıklar çoktan sonuçlanmıştı. 2013 yılının sonunda, 300 milyon İsveç Kronu ödenen 102 parça yağlıboya/ suluboya tablo ve değerli eşyalardan oluşan Osmanlı mirası Londra’dan Katar’a uçtu…

 

Bu Makalae aynı zamanda  20 Nisan 2014 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınyalanmıştır.
https://www.facebook.com/ali.h.nergis/posts/10152340490528544


Ali Nergis
alihaydarnergis@gmail.com

ilgili makaleler

Yorum yap