HAVUZ MEDYASI'NDA MASKELER DÜŞERKEN…

Şu ana kadar 1.777 defa okundu

Bu sıralar Türkiye medyasının büyük bir kesimi alttan alta Kürtleri hedef göstermekte, yeni yeni yetişen kuşakların beyinlerine nifak tohumları serpiştirmektedir. Bütün dünya DAEŞ’i “İnsanlık düşmanı katil sürüsü” olarak tanıtırken, bahsini ettiğimiz yayın kuruluşları -isimlerini bile zikretmeye gerek yok- PYD’nin DAEŞ’ten daha tehlikeli olduğunu propaganda etmektedir. Vicdanlarını yitirmiş olan bu kimslere EL İNSAF! demek gerekir. El insaf be vicdanını yitirmiş kalemler, EL İNSAF! 
Yaklaşık yüz yıldır bu halka yaklaşımınız sahte ve sinsiceydi. Ama o yalancı maskeleriniz birer birer düşüyor. Önce hepten inkarı dayattınız. Olmadı. Dini inançlarını suistimal  ederek, “Din kardeşliğini” ileri sürdünüz. Maskelerinizin biri düşünce diğerini devreye koydunuz. “Kardeşlerimiz!” dediniz.  Süreçle söylemlerinizin boyutunu değiştirdiniz. “Doğulu kardeşlerimiz. Doğulu ve Güneydoğulu kardeşlerimiz…” dediniz.

Bu durumlar aşılınca,”Kürt kökenli kardeşlerimiz,” demeye başladınız. “Aslında ayrımız gayrımız yok” dediniz. “Birileri dışarıdan kurcalıyor, birileri isyana zorluyor” dediniz. “Başkasının maşaları, taşeronları vs.” dediniz. Kimliğini, dilini, kültürünü, örf ve adetlerini yasakladınız. Önce dağlarının, nehirlerinin, sonra şehir ve kasabalarının adını yasakladınız. Giderekten, “Belki Kürt kültürüne çağrışım yapar!” korkusuyla,onların çocuklarına verdikleri isimlerini yasakladınız. Onlara ait olan herşeyin inkarına gidip, kendi ırkçı şoven doğrularınızı dayattınız. Her fırsatta tepelerine ateş yağdırdınız, barut yağdırdınız.

Ama, “Kardeşlerimiz!” teranesini hep dile getirdiniz.

Oysa sizin yüreklerinizin ne kadar kirli olduğunu anlamak hiç de zor değil, biliyor musunuz? Nedir bu derin Kürt düşmanlığınız be Efendiler? Nedir bu bitmeyen kin, bu nefret nedir? Sebebini açıklayın da biz de öğrenelim. Tarihten günümüze, Kürtler kadar mazlum, Kürtler kadar komşu değeri bilen bir başka halk tanıyor musunuz acaba kaldığınız coğrafyada? Etrafınıza bir bakın isterseniz… PYD, IŞİD’den daha tehlikeli imiş! Bakın hele şu haddini bilmezlere…
Bir de numaradan imanlı görünüyor “oruç tutuyor, namaz kılıyorsunuz!” O vakit soruyoruz: Allah için PYD size ne yaptı da bu kadar düşmanca anti-propaganda yapıyorsunuz? Hangi gün size veya bir başkasına gayri-insani bir davranışta bulundu PYD? Tek suçları Kürt olmak değil mi? Sizde bir dirhem insanlık kalmışsa eğer, PYD’nin yanıbaşındaki halklarla olan ilişkilerine doğru yaklaşırsınız.

PYD, insanlık düşmanı katillerden temizlediği yerleri özgürleştiriyor ve o coğrafyada yaşayan bütün etnik grupların ortaklığında bir “yönetim” oluşturuyor. Örneğin sizin on-yıllardır kullandığınız bağnaz sloganları onlar kullanmıyorlar orada. Gazetelerinizde kullandığınız Logolarınız’a bir bakınız: “Türkiye Türklerindir!” gibi ırkçılık kokan sözcüklerinizin aksine, Onlar, yani PYD-PKK “Bu topraklarda yaşayan herkesim yönetime dahil olmalıdır. Bu topraklar halklarımızın ortak ülkesidir!” gibi tezlerle yaklaşıyorlar yarınlara. Sizi bir hususta kutlamak gerekiyor aslında. Zira, artık kozlarınızı açıktan oynuyorsunuz.

Dün gizlice sinsice yürüttüğünüz politikalarınızı, bugün açıktan dile getiriyor, kartlarınızı açıkça oynuyorsunuz. Ama maksadınızı anlıyoruz. Çünkü sizi az da olsa tanıyoruz. Bunun elbette ki son yapılan seçimlerle ilgisini biliyoruz.Çünkü Kürdistan’daki (Doğu’daki) devrimci dalga, giderek hareketlendi ve Batı kıyılarını dövmeye başladı bile… Telaşınız bundandır işte! Ve korkularınızı ve endişelerinizi derinlemesine anlıyoruz. Çünkü Türkiyeli devrimciler, demokratlar , aydınlar, sivil kitle örgütleri ve halkın kendisi yavaş yavaş gerçek yüzünüzü unnamedkeşfetmektedir.

Maskelerinizin düşmesi ve açıktan saldırmanız bundandır işte! Bir şey daha eklemek gerekiyor korku ve endişelerinize: Evet artık başta ABD (Amerika Birleşik Devletleri) olmak üzere, bütün BATI dünyası yavaş yavaş Bağımsız KÜRDİSTAN politikalarına hazırlanıyor. Böyle bir konseptleri var artık. Yoğunca tartışıyorlar bu temayı. Zira onların bölgede güvenebilecekleri tek yapılanma, içerisindeki bütün etnik unsurların toplamıyla beraber; KÜrt Özgürllük Hareketi’nin kendisidir. Bu yüzden, Kürtler’e de bir çağrı yaparak toparlamalıyım söyleyeceklerimi: Topraklarınızı işgal etmiş olan güçlere bir bakın hele! Hepsi de “İslam” maskelidir.

Hepsi de “İslamiyet” husususnda sözümona yarış içerisindedirler. Ama ne var ki, Allah’ın size bağışladığı dilinize bile pranga vurmaktan tereddüt etmemektedirler bunlar… Elbette ki gerçek İslam’a saygılıyız.

Kimse bizi yanlış anlamasın. İnsan topluluklarının iman ettikleri her inanca saygılıyız. Şu hususu sıklıkla yazıyorum: Uluslararası ilişkilerde siyaset, çıkarlar uzlaşısında buluşur. Bizim, BATI DÜNYASI ile ortak noktalarda buluşmamız, inanın bize hiç bir şey kaybettirmeyecektir. Ülkemizi, yaşam alanlarımızı, demokratik hak ve özgürlüklerimizi korumak kaydıyla; bize dürüstçe yaklaşan her hangi bir gücün uzattığı eli tutmak, diplomatik bir öngörüdür. Gerisi zaman içerisinde kendiliğinden gelecektir.

Evet, HDP’nin seçimlerde elde ettiği kazanım adımı, sadece Kürtlerin değil, bütün Anadolu halklarınındır. Bu birliktelik, bu ayağa kalkış, bu coşku, etrafımızdaki bütün halkları heyecanlandıracaktır. Bu vesile ile bu birlikteliğin, bu coşkunun bütün Orta-Doğu’ya örnek olmasını ümid ediyoruz. Halklarımızın beraberliği, Büyük Üstad Nazım’ın dediği gibi:

“BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR, BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE…” yaşasın…

Mustafa Zewal Doğan

Editör hakkında 221 makale
Bilen bilir

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın